Mehmet Pamuk; üretimi, istihdamı, dayanışmayı ve yerel kalkınmayı merkeze alan bir anlayışla Gaziantep’in geleceği için çalışır. Şehrin değerlerini koruyan, sorunlara çözüm üreten ve toplumun her kesimini ortak hedeflerde buluşturan güçlü bir yönetim vizyonu sunar.

MEHMET PAMUK’UN KALEMİNDEN, AİLE OLMAK: YAKIN OLMAK YETMEZ, BİRLİK OLMAK GEREK

Mehmet Pamuk

MEHMET PAMUK'UN KALEMİNDEN, AİLE OLMAK: YAKIN OLMAK YETMEZ, BİRLİK OLMAK GEREK

Mehmet Pamuk | 30 Haziran 2025

AİLE OLMAK: YAKIN OLMAK YETMEZ, BİRLİK OLMAK GEREK

Her evin bir çatısı vardır. Ama o çatı, sadece betonla değil; saygıyla, sevgiyle, dengeyle ayakta durur. Aile olmak, aynı soyadını taşımaktan öte bir şeydir. Aynı değere sahip çıkmak, aynı sorumluluğu paylaşmaktır.

KAMPLAŞMA AİLEYİ BÖLER

Bir evde en büyük tehlike sessizlik değil, bölünmedir. Taraf tutmaktır. Kamplaşmadır.

Çocukların yalnızca bir ebeveyni dinlemesi, diğer tüm bireyleri ve parçalarını da yok sayması, ailede içten içe bir yara açar. Anne kutsaldır, babanın da yeri başkadır. Birinin sözünü dikkate alıp, diğerini yok saymak, dengeleri bozar. Çünkü ailede denge, iki kutbun da sağlıklı çalışmasıyla olur.

Eğer bir çocuk yalnızca annesinin söylediklerine kulak verip, babanın nasihatini duymazsa; zamanla o çocuğun iç dünyasında da dengesizlik başlar. Aynı şey tersinden de geçerlidir. Anne de, baba da aile gemisinin direğidir. Direklerden biri kırılırsa, o gemi fırtınada savrulur.

ORTADA DURMAK, AYAKTA DURMAKTIR

Çocuklar anneyle baba arasında taraf olmamalı; aksine, arayı bulmalıdır. Huzur isteyen bir çocuk, evin huzuruna katkı sunmalı. Birbirini tamamlayan bir aile yapısında, herkesin sorumluluğu var. Ne sadece anneye yüklenmeli her söz, ne sadece babaya. Ortada durmak, yalnız kalmak değildir. Ortada durmak, ayakta durmaktır.

KÜSKÜNLÜK UZARSA, KÖPRÜLER YIKILIR

Bayram sabahları, aile toplantıları… Bunlar yalnızca birer tarih değil; gönüllerin buluşma zamanıdır. Eğer buralarda küslük hâkim olursa, ileride bu tarihler maddi ve manevi birer yük haline gelir. O zaman, bir gün geriye dönüp “biz ne zaman koptuk” sorusuna yanıt bulamayız.

SONUÇ

Bu satırlar bir serzeniş değil, bir çağrıdır. Aile içi dengeye, birlik ruhuna, saygı düzenine çağrıdır. Herkesin birbirini duyduğu, anlamaya çalıştığı bir evin kapısından huzur eksik olmaz.

Unutmayalım: Evimizin duvarlarını sevgi örer, ama onu ayakta tutan şey adalettir. Ve adalet, herkesin sözünü duyurabildiği bir düzende mümkündür.

OKUYUCUYA SORULAR

1. Ev içinde birini haklı bulurken, diğerini gerçekten dinliyor muyuz?

2. Anne ve baba arasında köprü mü kuruyoruz, yoksa sessizce duvar mı örüyoruz?

3. Huzurlu bir aile için "Ne yapabilirim?" sorusunu en son ne zaman kendimize sorduk?

Görüş ve İletişim Formu


Tarih
Yorum
Yorumu Yapan
30.06.2026 07:21 Salı
Ana Yorum Kitabınızı çok beğendim.
Şe** A**
30.06.2026 07:22 Salı
Yönetici Cevabı
Bu yanıt, üstteki ana yoruma bağlı konuşma içinde gösterilir.
Teşekkür ederim.
Mehmet Pamuk