Mehmet Pamuk; üretimi, istihdamı, dayanışmayı ve yerel kalkınmayı merkeze alan bir anlayışla Gaziantep’in geleceği için çalışır. Şehrin değerlerini koruyan, sorunlara çözüm üreten ve toplumun her kesimini ortak hedeflerde buluşturan güçlü bir yönetim vizyonu sunar.

Eğitimin çöküşünde yeni Türkiye: Cahili yücelten, liyakatliyi susturan sistem

Mehmet Pamuk

Eğitimin çöküşünde yeni Türkiye: Cahili yücelten, liyakatliyi susturan sistem

Mehmet Pamuk | 19 Ağustos 2025

Bir milletin kaderini belirleyen şey tanklar, tüfekler ya da liderler değil; çocuklarına verdiği eğitimdir. Türkiye’de ise eğitim sistemi uzun süredir politik hesapların arka bahçesi hâline gelmiş, eğitimin asli unsurları olan bilim, akıl, özgür düşünce ve liyakat sistemin dışına itilmiştir.

Eğitimin amacı birey yetiştirmek değil, itaat eden kitleler üretmek olmuştur. Yıllardır sürekli değişen sınav sistemleri, müfredatlarda yapılan ideolojik oynamalar, cemaat ve tarikatların okullarda cirit atması, öğretmenlerin itibarsızlaştırılması ve eğitimin ticarileştirilmesi gibi sorunlar, bu alanı çökmüş bir yapıya dönüştürmüştür.

Bugün Türkiye’de eğitim; ne eşitlik sağlar, ne özgürlük verir, ne de birey yaratır. Sistem, sorgulayan değil ezberleyen, üreten değil tüketen, düşünen değil boyun eğen nesiller yetiştiriyor. En tehlikelisi de bu nesillerin bir kısmı yönetici kademelere taşınıyor.

OLUMLU YANLAR

(EĞİTİM SİSTEMİNİN İŞLEDİĞİ BİR ÜLKEDE GÖRÜLMESİ GEREKENLER)

  • Liyakat esasına göre öğretmen atamaları yapılır.
  • Müfredat, bilimsel esaslara ve evrensel değerlere dayanır.
  • Eğitimde fırsat eşitliği sağlanır, özel okul-zenginlik ayrımı olmaz.
  • Öğrenciler analitik düşünmeye, problem çözmeye, üretmeye teşvik edilir.
  • Okullar ideolojik değil, pedagojik temellerle yönetilir.
  • Eğitime ayrılan bütçe, millî gelire oranla yüksek seviyededir.
  • Öğretmenler toplumun öncüsü olarak görülür, ekonomik ve sosyal açıdan desteklenir.
  • Üniversiteler özerktir; bilimsel araştırmalar iktidarın değil, halkın hizmetindedir.

OLUMSUZ YANLAR

(MEVCUT TÜRKİYE TABLOSUNDA EĞİTİMİN ÇÖKÜŞÜ)

  • Atamalar mülakata, mülakatlar ise siyasi yakınlığa göre yapılmaktadır.
  • Öğrenciler ezbere dayalı, sınav odaklı bir sistemin içine hapsedilmiştir.
  • Eğitim kurumlarına cemaatler, vakıflar, tarikatlar eliyle müdahale edilmektedir.
  • Öğretmenler yoksullaşmış, itibarsızlaştırılmış ve baskı altına alınmıştır.
  • Müfredat; çağdaş, bilimsel temeller yerine siyasi iktidarın ideolojik hedeflerine göre şekillendirilmektedir.
  • Üniversiteler özgürlükten uzaklaşmış, rektör atamaları siyasi sadakate göre yapılmaktadır.
  • Eğitimde fırsat eşitsizliği derinleşmiş, nitelikli eğitim parası olanlara özgü hâle gelmiştir.
  • Genç nüfus yurt dışına gitmeyi hayal etmekte, “beyin göçü” ülkenin kanayan yarası hâline gelmiştir.
  • Millî Eğitim Bakanlığı sık sık değişmekte, her gelen bakan kendi sistemini denemektedir.
  • Öğrencilere millî bilinç değil, hamasetle karışık itaat kültürü aşılanmaktadır.

SONUÇ: SORGULAMAYAN NESİLLERİN ÜLKESİ

Eğitim sisteminde yaşanan çöküş, sadece okulları değil; Türkiye’nin geleceğini çökertmektedir. Yetişen gençlik; kendine güvensiz, hayattan umutsuz, ülkesinden soğumuş ve sistemin dışına itilmiş bir ruh hâliyle büyümektedir.

Bir ülkenin en büyük serveti altın ya da doğal gaz değil, eğitimli insan gücüdür. Türkiye, bu en büyük servetini kaybetmektedir. Bugün atanan liyakatsiz bürokratlar, torpille giren öğretmenler, susturulan akademisyenler, kapatılan bilim merkezleriyle bir ülke değil; bir suskunluk imparatorluğu inşa edilmektedir.

Cumhuriyet’in “fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür” nesil hayali; yerini sus pus olmuş, biat eden, kolay yönlendirilen bireylere bırakmaktadır. Oysa eğitim, en çok özgürlükle gelişir. Sorgulayan öğrenciye, özgür öğretmene ve özerk üniversiteye ihtiyaç vardır.

OKUYUCUYA SORULAR

Bugün Türkiye’de eğitim sisteminin amacı nedir sizce: birey yetiştirmek mi, itaat ettirmek mi?

Öğretmen atamaları sizce liyakata mı, siyasi ilişkilere mi dayanıyor?

Eğitimde fırsat eşitliği sağlandığını düşünüyor musunuz?

Cemaat ve tarikatların eğitim alanındaki rolü sizce ne kadar tehlikeli?

Üniversiteler özgür mü? Akademik ifade özgürlüğü korunuyor mu?

Bugünkü gençlik, geleceğe umutla mı, çaresizlikle mi bakıyor?

Siyasi kadroların eğitimde sürekli sistem değiştirmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Sizce kaliteli bir eğitim sistemi için ilk yapılması gereken reform nedir?

Görüş ve İletişim Formu


Tarih
Yorum
Yorumu Yapan
30.06.2026 07:21 Salı
Ana Yorum Kitabınızı çok beğendim.
Şe** A**
30.06.2026 07:22 Salı
Yönetici Cevabı
Bu yanıt, üstteki ana yoruma bağlı konuşma içinde gösterilir.
Teşekkür ederim.
Mehmet Pamuk